Göz kapağındaki düşüklük, görme alanını daraltarak iyi görmemizi engelleyen önemli bir sağlık sorunu.

Geçtiğimiz Kasım ayında 10.000’in üzerinde katılımla dünyanın en kapsamlı göz hastalıkları kongrelerinden olan American Academy of Ophthalmology Derneği Kongresi’nde bu konu ile ilgili özel bir kurs veren Doç. Dr. Altuğ Çetinkaya, özellikle ani ortaya çıkan göz kapağı düşüklüklerinde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. İlkini 2008 senesinde verdiği ve her sene artan bir ilgi gören bu kursta Dr. Çetinkaya, farkına varılmadığı ya da geç teşhis konulduğunda görme kaybına, hatta hayatın kaybına yol açabilecek hastalıkların göz ve göz kapağı muayenesi ile tanınması konusunda hekimleri ve cerrahları aydınlatmakta. ‘Akşama doğru ve yorulmakla artan, herhangi bir yaşta aniden ortaya çıkan ve doğuştan mevcut değilken genç yaşta belirginleşen kapak düşüklüklerinde mutlaka detaylı bir muayene ile göz hareketleri, gözbebeği ve kapak fonksiyonları değerlendirilmeli. Bu konuda oküloplastik cerrahi eğitimi almış olan göz hekimleri yapacakları bir muayene ile şüpheleri ortadan kaldırabilir.’
Göz kapağı ameliyatı için başvuran tüm hastalarda göz kapağının muayene esnasındaki değişken seviyeleri, gözbebeği boyutu ve ışığa cevabı, göz hareketlerindeki asimetri ve kısıtlılık, göz kapağını açan ve kapatan kasların fonksiyonları, kaş pozsiyonu mutlak surette değerlendirilmeli ve bu fonksiyonlarda normal harici değerler saptanırsa damlalarla veya diğer yardımcı testlerle yapılan ileri tetkiklere başvurulmalıdır.

Göz kapağı düşüklüğü kapağın göze temas eden kenarının düşüklüğüdür. Bazen cilt sarkması ve kaş düşüklüğü de kapak düşüklüğü şeklinde algılanabilmektedir. Genç yaştaki pek çok hastada bile esasen yaşlılıkta ortaya çıkan kapak kaldırıcı kasta zayıflama görülebilmektedir. Gençlerde bu durum çoğunlukla kontakt lens kullanımı, şiddetli allerji veya göz enfeksiyonları sonrası kapak şişliği, travma gibi durumlara bağlı olsa da bazen altta yatan çok daha ciddi hastalıklarla karşılaşılabilmektedir. Bunların ayrımının yapılarak, altta yatabilen hastalıklar ekarte edildikten sonra hastaya en uygun cerrahinin planlanması tüm hastalarda etkin sonuç alınmasını sağlayacaktır.